Tüp Bebek Tedavisi Nedir ve Nasıl Uygulanır

  • Siz de Sağlık Sorunlarınızı Yazın
  • Toplum içinde sıklıkla adını duyduğumuz tüp bebek ile ilgili aslında kimse net bir bilgiye sahip değil. Çocuk sahibi olamayan bireylerin tüp bebek yaptırmaktan çekinmeleri, toplum içinde tüp bebek sahibi olan ailelerin yadırganmaları bilgi eksikliğimizden kaynaklanmaktadır. Tüp bebek nedir, nasıl uygulanır bunlarla ilgili net ve doğru bir bilgiyi bu başlık altında sizlere sunacağım.

    Tüp Bebek Nedir?

    Tüp bebek herşeyden önce bir tedavi yöntemidir. Bebek sahibi olamayan aileler için geliştirilen bu yöntem kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışında döllenmesidir.

    Bilinen yöntemlerle hamile kalamayan kadınlarda tüp bebek tedavisi uygulanır. Bu tedavide erkek ve dişi döl hücreleri laboratuvar ortamında birleştirilir ve bu birleşim sonucu oluşan embriyoların rahime transferi ile tamamlanır.

    tup-bebek

    Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Uygulanır?

    Öncelikle bebek sahibi olmak isteyen anne ve babadan alınan üreme hücreleri vücut sıcaklığına yakın bir ortamda 48 saat boyunca bekletilir. İşte bu bekleme sırasında yumurtaların yaklaşık olarak yarısında döllenme meydana gelir. Döllenmiş olan yumurtalara embriyo yani cenin adı verilir ve bu embriyoların anne rahmine yerleştirilmesi ile tedavi tamamlanır.

    Embriyo transferi adın verilen bu transfer sonrası kadınların yaklaşık olarak %50′si hamile kalır. Çok nadirde olsa ne yazık ki bazı kadınlar tüp bebek tedavisi sonrasında da gebe kalamamaktadır.

    Gebe kalamama riskini azaltmak için embriyo sayısı artırılır ancak embriyo sayısının artırılması çoğul gebelik riskini de artırır. Bu nedenle 35 yaş üstü kişilerde embriyo sayısının artırılmasına pek gidilmez ya da bireylerin isteği göz önüne alınarak artırılır.

    Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Uygulanır?

    Tüp bebek tedavisinde hızla ilerlemeler kaydedilmiş ve önceleri yalnızca yumurtalarında hasar oluşan kadınlarda uygulanan bu tedavi yöntemi günümüzde pek çok hastalıklar nedeniyle bebek sahibi olamayan kişilerde uygulanmaya başlamıştır.

    • Tüp bebek çiftin bebek istemesi ile korunmayı bırakması falan 1-2 yıl geçmesine rağmen hamile kalınamaması,
    • Kadının iki tüpünün de operasyonla alınmış olması ya da tüplerinin tıkalı olması,
    • Yapılan basit tedavi yöntemleriyle hamile kalınamaması. Örneğin; yaklaşık 6 defa aşılama yada ilaç tedavisi sonrasında hamileliğin gerçekleşmemesi,
    • Erkeğin ciddi oranda sperm bozukluğuna sahip olması, sperm sayısının az olması, hareketli olmaması,
    • Kadının yaşının 40 yaşında büyük olmasıyla beraber hamile kalamaması,
    • Kadının karın içi yapışıklıkları olması vb. gibi durumlardaki adaylara tüp bebek uygulaması yapılabilir.

    Tüp bebek tedavisi kısırlıkta çok yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Ancak nadir de olsa bazı durumlar tüp bebek tedavisinin uygulamasını zorlaştırır.

    Kısırlık, düşük ve zayıf sperm yapısı gibi nedenlere bağlı olan gebe kalamama durumunda da tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır.

    Tüp bebek uygulaması uzun yıllardan beri kullanılan bir yöntemdir. Bebek sahibi olamayan çiftlerin başvurduğu ve olumlu sonuç beklediği bir uygulamadır. 1978 yılında tüp bebek uygulamasıyla sağlıklı bir kız dünyaya gelmiştir. Tıbbın ve bio-teknolojinin gelişmesiyle tüp bebek tedavisinde de yenilikler kaydedilmiştir. Son yıllarda tüp bebek tedavisiyle birçok çift bebek sahibi olmuştur.

    Tıptaki adı vintro fertilizasyon olan tüp bebek uygulaması, kadından alınan yumurtaların laboratuar ortamında erkek spermiyle döllendirilmesiyle ve bunun akabinde bu döllenmeden oluşan embriyoların 2 ve 5 gün arasında kadının rahmine yerleştirmesiyle meydana gelir.

    Tüp bebek tedavisinde kullanılan teknikler nelerdir

    Pre-implantasyon genetik tanı
    Embriyo transferi
    Embriyo dondurma işlemi
    Dondurulan embriyoların transfer edilmesi
    Mikro-enjeksiyon
    In vitro fertilizasyon
    Aşılama

    Tüp bebek tedavisi

    In vitro fertilizasyonun uygulanacağı kadınlara yumurtalıklarındaki yumurtaların gelişmesi açısından ilaçlar verilmektedir. Kadının yumurtaları yumurtalıklarda bulunan foliküllerin için büyür ve gelişir. Foliküllerin istenilen büyüklüğe erişmelerinden sonra yumurtalar vücut dışına alınır.

    Yumurtalar ve spermler laboratuarda bir araya getirip embriyo oluşturulur. Bu meydana gelen embriyolar inkibütor adı verilen bir cihaza konur. Burada bulunan özel sıvılar embriyoların gelişmesini sağlar. Embriyoların içinde tutulduğu inkübatörün içinde embriyo için gerekli ısı, nem ve gaz mevcuttur ve bu cihaz çok hassastır. İçinde büyük oranda filtre edilmiş hava vardır.
    İnkübatörde 2 ila 5 gün arasında tutulan embriyo, kadın rahmine yerleştirilir. Embriyo doğuma kadar anne rahminde bulunur.

    Tüp bebek tedavisinin aşamaları

    1. Öncelikle yumurtalar ilaçla uyarılır yani stimülasyon ve takip yapılır.
    2. Stimülasyon ve takip sonrası yumurtalar toplanır.
    3. Ardın yumurtaların laboratuarda döllenme işlemine geçilir.
    4. Bu aşamada embriyo transferi yapılarak laboratuar ortamında saklanan embriyo anne adayının rahmine yerleştirilir.

    Mikro enjeksiyon tedavisinin uygulaması

    1. Bu tedavide öncellikle anne olmak isteyen bireye ilaç verilip foliküllerinin gelişmesi sağlanır.
    2. İlacın kullanıldığı sürede kadına ultrason ve kan testleri belirli aralıklarla yaptırılır. Bunun amacı foliküllerin büyümesinin takibi sağlanır. Ultrasonla foliküllerin çaplarına bakılır. Eğer 3-4 adet 18-20 mm çapında folikül gelişmişse hcg yaptırılıp, 36 saat sonra yumurta toplama kısmına geçilir.
    3. 3. yumurta toplama işlemi lokal yada genel anesteziyle yapılabilir. Foliküllere girilip içindeki sıvılar boşaltılır. Her bir folikülden bir yumurta elde edilmek için uğraş verilir.
    4. Laboratuarda foliküldeki yumurtalar aranır. Yumurta sayısının hastadan hastaya değiştiğini unutmamak gerekir. Bir hastadan ortalama 10- 20 adet yumurta alınır.
    5. Bu işlemle beraber aynı gün içinde anne adayının eşine mastürbasyonla sperm elde etmesi istenir. Spermin yıkamam ve hazırlama kısmına geçilir. Sperm elde etmesi istenen erkekte azoospermi gibi bir durum mevcutsa, PESA/MESA/TESE/TESA gibi yöntemler eşliğinde testis ya da epidimden sperm elde etmeye çalışılır. Bu gerçekleşen işlemler daha önce yapılmış ise, sperm ve testis dokusu dondurularak muhafaza edilir. Dondurulan sperm ve testis dokusu yumurta toplama günü geldiğinde çözdürülüp, ICSI için hazır hale getirilir.
    6. Sperm hareketsizleştirilir ve mikroenjeksiyon iğnesi enjekte edilir. Bu iğne ile yumurtanın içinde girilir ve sperm yumurtanın sitoplazmasına bırakılır. ICSI işleminin bitimiyle yumurtalar döllenme için inkübatörde tutulur.
    7. 2-5 gün sonra embriyo transferi yapılıp, inkübatördeki embriyo anne adayını rahmine yerleştirilir.

    Yumurtanın toplanması

    Bu işlem sırasında lokal yada genel anestezi kullanılır. Ancak genel anestezi hafif olur. Steril şartların akabinde hasta jinekolojik masaya yatırılır. Ultrason probuna needle guide diye adlandırılan ince kanallı bir parça yakılır. Bu ince kanaldan yumurtayı toplamak için iğne geçirilip yumurtalara girilir. Foliküllerin içindeki sıvılar boşaltılır. Alınan sıvılar tüplere boşaltılıp laboratuara ulaştırılır. Embriyolog sıvıların içinde yumurta olup olmadığını araştırıp, bilgi verir. Eğer yumurta yoksa özel sıvı verilip folikül içine sıvı doldurulup tekrar boşaltılır. Yumurta gelmeyen foliküllerden yumurta alınmaya gayret edilir. Buna flushing ya da folikül yıkama denmektedir. 10 mm çapındaki bütün foliküller boşaltılıp, yumurta toplama işlemi sona erdirilir. Bu işlem için ayrılan süre 30 dakika kadardır.

    Embriyo transferi işlemi

    Yumurta toplama işleminin ardından geçilen aşamadır embriyo transferi. Embriyolar 2ila 5 gün arasında anne adayını rahmine yerleştirilir. Genel olarak bu transfer 3. gün gerçekleşmektedir. Embriyo seçimi büyük önem taşır. En kaliteli embriyo seçilip transferi yapılmalıdır.

    Transferi yapılacak embriyo sayısı genel olarak 2-5 arasındadır. Embriyo sayısının belirlenmesi için anne adayının yaşı, embriyoların kalitesi, daha öne yapılmışsa başarısız IVF uygulamaları göz önüne alınmalıdır. Embriyo transferinin travmanın en aza indirgenmesiyle yapılması gerekir. Gerçek transferden önce deneme transferleri yapılıp gerçeğinin nasıl yapılacağı konusunda belirlemelerde bulunulur. Bu şekildeki deneme transferleriyle hastanın rahim pozisyonu, rahim ağzı kanalı ve rahim uzunluğu gibi konularda notlar alınır.

    Hasta transfer için hazırlanır. Jinekolojik masaya yatırılıri vajene spekulum yerleştirip rahim ağzının ortaya çıkarılması sağlanır. Vajen ve rahim kanal özel sıvılar ve serum yardımıyla temizlenir. Ultrason ekranından işlem izlenir, dış katater ile rahim ağzından rahim boşluğuna geçilir.

    Embriyolog transfer edilecek olan embriyoları iç katatere yerleştirir. Bu embriyoların içinde az sayıda sıvı mevcuttur ve iç kaataterin uç kısmındadır. Embriyoları taşıyan iç katater dış kataterin içinden ilerletilip rahim boşluğuna ulaşılır. Enjektörle embriyolar en uygun yere bırakılıp, kataterler geri çekilir. İşlem sırasında, rahimde kanama, travma ve kasılmalara sebep olacak hatalardan kaçınılmalı, kakaterin fundus kısmına değmesi önlenmelidir.

    Transfer işleminin tamamlanmasının ardından katater embriyolog tarafından kontrol edilir. Embriyoların verilip verilmediğinden emin olunur. İşlem tamamlandıktan sonra hasta odasına götürülür ve 1 saat dinlenir. Ardından evine dönebilir. İstirahat süresini uzatmanın gebelik şansını arttıracağı gibi bir durum oluşturmaz. Embriyo transferi gebelik için tüp bebek tedavisindeki son aşamadır. Bu aşamanın ardından hasta 12- 14 gün sonra gebelik testi yapabilir. Bu süre zarfında hasta normal hayatını sürdürebilir. Ancak cinsel ilişki, aşırı yorgunluk ve egzersizler yasaklanır.

    Embriyonun dondurulma ve saklanma işlemi

    Bu işlem bebek sahibi olmak isteyen çiftelere güvenli bir şans sunar. Dondurulmuş embriyoların kullanıldıkları sikluslar içinde yumurtaların toplanması gibi bir işlem gerekmez. Hasta bu işlemle daha az zahmet çeker ve maliyeti daha düşüktür. Embriyo transferinin ardından geriye kalan kaliteli embriyolar ileride kullanılabilinmesi için muhafaza edilir.

    Yumurtaların aşırı uyarılmasıyla, OHSS riski bulunan hastaların embriyoları dondurulur, riskin ortadan kaldırılmasıyla da embriyolar çözülür ve transfer işlemine geçilir. Kanser tedavisinde radyoterapi ve kemoterapi görmesi gereken hastaların embriyoları da tedaviden önce dondurulabilir. Böylelikle tedaviden sonra gebelik için risk bulunmasının önüne geçilmiş olur.

    Dondurulmuş embriyoların transferinin başarıyla gerçekleşmesini sağlamak için rahim içi doktor tarafından hazırlanır. Rahmin içi düzenli yumurtlamaya sahip hastalarda uygun günün belirlenmesiyle ya da hormonlarla hazırlanır. Embriyo dondurma işlemi çiftin rızası alınarak yapılır. Türkiye de embriyo dondurmak için yasal süreç 5 yıldır. Sağlık bakanlığı tarafından 5 yıl süreyle embriyonun saklanması onaylanmıştır.

    Embriyo saklama işlemi 2 farklı metodla yapılır. İlki yavaş dondurma yöntemidir. Bu yöntemde embriyo programlanabilen bir cihazın içinde kademeli olarak soğutulup -196 derecede saklanır. Diğer yöntem ise hızlı soğutma yöntemidir ki bu yöntemde soğutma işlemi kademeli değil ani bir şekilde yapılır.

    Bu iki yöntemle saklanan embriyolar çözüldüğünde %80- 85 arasında sağlıklı olma oranına sahiptir.

    Tüp bebek uygulaması sonucu gebelik testi, gebelik ve ultrason
    Yumurta toplama işleminin ardından gebelik testi 14 gün sonra yapılmalıdır. 14 günden önce yapılan testlerin yanıltıcı olma oranı yüksektir. Kanda gebelik hormonu düzeyine bakılır. Bu süreçte idrarda yapılan gebelik testinin doğruluk oranı yüksek değildir.

    Alınan sonuçların yorumu şu şekildedir;
    < 5 IU/mL = Negatif yani gebelik yoktur. > 5-20 IU/mL = Biokimyasal gebelik vardır.

    > 20 IU/mL = Sonuç pozitiftir. Gebelik vardır. Hatta değer 100 ün üzerindeyse çoğul gebelik olabilir.

    Gebelik testi yapıldıktan 2-3 gün sonra tekrar yapılmalıdır. Bu sefer beta HCG ilk değerin 2 katında olmalıdır. Eğer bu değer beklenilen artışta olmazsa ya da değer düşerse olumsuz bir durum ortaya çıkar. Böyle bir durum olumsuz bir gebeliğin ya da biokimyasal gebeliğin göstergesidir.

    Biokimyasal gebelik: Gebelik testiyle belirlenen ve gelişmemiş bir hamileliğin göstergesidir. Hamilelik testi beklenen değerin altında olur, sonra da düşer. Gebelik ultrasonda görülmez.

    Klinik gebelik: Değerlerin istenilen düzeyde olması durumudur. Yapılan bu testten 2 hafta sonra ultrasonda bakılır ve gebelik kesesi, embriyo izlenir. Bu dönemde embriyoların kaç tanesinin başarılı olduğu görülür. Klinik gebeliğin olduğunu söylemek için gebeliğin ultrasonda görülmesi zorunludur.

    4.8/5 (5 Reviews)

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.