Hipotiroidizm

  • 2 Kişi yazmış Siz de Sağlık Sorunlarınızı Yazın
  • Hipotiroidizm yetişkinlerde rastlanan tiroksin hormonun azlığındandır. Rahatsızlığın kendisine özel belirtileri bulunmaktadır. Belirtiler tiroksin hormonundan yoksun olmak ya da az olmasından kaynaklanır. Rahatsızlığın farklı sebepleri bulunmaktadır, mesela tiroksinin fazla olmasının ( hipertiroidi ) rastlandığı rahatsız kişilere ameliyatla, ilaçla ya da radyoaktif iyot tedavisinin ardından büyük bir tiroid kitlesini işlev olarak pasif bırakmak tiroitin az olmasına kısacası hipotiroidiye sebep olmaktadır.

    Hipotalamustan “tirotop hormon serbestleyici faktör” (THSF) salgısında azalma ve ya adenohipofizde tümör şeklinde bir gelişmenin olmasına bağlı tirotropin salgısında azalma ve ya tiroit bezinde sebebinin bilinmediği bozulmayanın neden olduğu az çalışma “hipotiroidi” vakasının meydana çıkarmaktadır. Hipotiroidi tablolarından kimisinde guatr oluşumuna da rastlanabilir.

    Rahatsızlığın belirtileri yavaştır, ama devamlı olarak gelişmektedir. Rahatsız kişilerin kilolarında artış olur, soğuk havaya karşı dirençleri azdır, zihin etkinliklerinde yavaşlama olur. Uykuya olan düşkünlükleri çoğalır. Tenleri kurudur, sert ve kimi zaman pullaşma olur. Saçlarda dökülme ve de mat görüntü oluşur. Derilerinde “mukopolisakkarid” birikimi olur. (Yapılarında proteinlerin ve de sakkaridin bulunduğu kimyasal maddelerdir).

    Derideki birikmiş mukopoli-sakkaridler çokça suyu tutarlar ve de bu sayede deride ödem oluşumuna, şişmesine, kof bir görüntüsünün olmasına sebep olur. Bu tablonun adına da “Miksödem” denilmektedir. Şişkinlikler göz çevresinde daha da belirgin olur. Rahatsız kişiler bu olayı genel olarak göz kapaklarında şişme şeklinde tanımlamaktadırlar. Zihinsel açıklık kaybına, bakışlarda uyuşukluğa, gözün etrafı ile yüzün şişmesi miksödeme bağlıdır, rahatsız kişiye ebhel görüntü verir.

    Rahatsız kişinin kalp ritmi yavaşlaması oluşur (Bradikardi). Vücutlarının ısısında düşme olur (hipotermi), anemi (konstipasyon) çokça görülmektedir. Kimi rahatsız kişilerin sesinde kalınlaşma ve de dillerinde büyüme görülür. Bu kişilerin kan kolesterin seviyesi genelde yüksektir ve de damar sertliği olasılıkları oldukça çoktur. Bayan hastalarda adet düzensizliği ve de doğurganlığında azalış görülmektedir. Rahatsızlığın tedavisi tiroksin hormonunu dıştan verilerek yapılır. Bu yapay bir hormon ve ya kimi hayvanlardan sağlanmakta olan naturel hormondur.

    Tiroit yetmezliği diye meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bunun tam zıttı olan hipertiroidizme oranla oldukça az rastlanmaktadır. Fakat son yapılan araştırma sonuçlarına göre sanılan kadar az rastlanan bir rahatsızlık olmadığının neticesini göstermektedir.

    Mesela ABD nüfusunun %5 lik bir kısmında hipotiroidzmin bulunduğu saptanmıştır. Bunlardan çoğunda açıkça klinik belirti bulunmamaktadır. hipotiroidizmin toplumlarda beklenenin üzerinde çıkması iki sebebe bağlıdır; rahatsızlık net ve de önemsenecek derecede belirti vermeyerek kolaylıkla gelişir. İkincisi de rahatsız kişilerin meydana gelen belirtilere uyum sağlayıp hayatlarını idame ettirmeleridir. Hipertiroidizm, dokulara gereken hormonun karşılanmasında tiroidin yetersiz kaldığının manasını taşır. Kesin bir hormonun eksikliğinin dışında, gerekli seviyede hormon olmamasından dolayıdır. Bu da tüm hormon rahatsızlıkları açısından göz önünde bulundurulması gerekli husustur.

    hipotiroidizm

    Çocukluk Hipotiroidizmi

    Çocukken en fazla rastlanan hormon rahatsızlıklarından birisidir. Yetişkinlerde hipertiroidzm daha fazla görülüyor iken, çocuklarda bunun zıddıdır.

    Hipotiroidizm Nedenleri

    Tiroid bezi aplazisi ve ya hipoplazisi, tiroitin yokluğuyla, yetersiz gelişimi embriyon aşamasındaki bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Çocuklar hipo-tiroidizminin sebebi olan bozulmalar çocukluk miksödemi ve ya kalıtsal ve de yaygın olmamakta olan kretinizm şeklinde meydana çıkmaktadır.
    Hipotiroidizm anne karnında, annenin hormonlarıyla dengelendiği için, bebek yeni doğduğu zaman anormal belirti olmayabilir.

    Çok yaygın olmayan kretinizm değişik özellikleri olan bölgesel kretinizm, ilk olarak guatrın sıkça görüldüğü dağlık kesimlerde görülmektedir. Anne karnındayken oluşan bozukluğa bağlı çocukların tiroid bezlerinde ve de tüm bedenlerinde dönüşünün imkanının bulunmayan problemler meydana çıkmaktadır. Bunların en bilinenleri orantısı olmayan cücelikler ile zeka da geriliktir. Orantısız cücelikte görülen problemler, bedene oranla kolların ve de bacağın kısa ya da zayıf kalması şeklindedir. Çocukluktaki hipotiroidizminin sebepleri kesin olarak bilinmiyor.

    Sebepleri içerisinde iyot eksikliği ve de annedeki ve ya döl yatağında iken hormon yetmezliği şeklindeki dölütün gelişmesine engel olan unsurlardan başka hipofizden salınıp tiroitin uyarılmasını sağlayan tirotropin (TSH) isimli hormonunun anne karnında iken düzeyinin yüksek olması gösterilir.

    Hipotiroidizm Belirtileri

    Tiroit hormonunun yokluğu ve ya azlığı, doğumdan sonraki 2 ila 3. Ayın içerisinde belirtilerini göstermeye başlamaktadır. Bebekte sakinlik fazla olur ve uyku hali çok olur. Genel olarak kabız olur. Ardından ruhi ve de ve bedensel gelişmede bozulmalarla beraber rahatsızlık ağırlaşmaya başlar. Kafası büyüktür, yüzleri geniştir, alınları dar, dilleri büyük ve de dişlerindeki gelişim ağır olur. Genellikle çocuk kilolu ve de tıknaz olur. Kolları ve de bacaklar kısa olur.

    Gelişme çağındayken kemikleri ve zekasının gelişmesinde oldukça belirgin yavaşlama görülmektedir. Kalpte büyüme, bazal metabolizmada da düşüş olur. Kan içerisindeki kolesterol ile lipit seviyesi yüksektir, tiroit hormonunun seviyesi ise düşük olur. Radyoaktif iyot izotopları ile yapılmakta olan testlere göre tiroitin iyotu tutmadaki yeteneği de azalma gösterir.

    Kısımsal krentinizm de orantısız cücelikle beraber zeka da gerilikte görülür. Bu hasta kişilerin suratları yuvarlak, kafatasları basık, boyları kısa, kasları fazla gelişmemiş, derilerin genelde san, cinsel organları ise ufak kalır. Guatra rastlanabilir. Rahatsız kişiler genelde sakin olur, korunmaya ihtiyaçları olur ve de dost olmaya eğilimli olurlar. Hafızaları ile duygusal tepkilerinde zayıflık vardır. Çoğunluğu sağır ve de dilsiz olur. Uzun yıllar yaşarlar.

    Çok sık rastlanmayan krentinizmde, devamlı fazla dozlarda tiroit hormonu verilmektedir. Rahatsız kişilerin hayatının ilk ayında iyi şekilde tedavisi yapılırsa iyi neticeler alınabilir. Bölgesel krentinizmde meydana gelen guatr, solunuma engel oluyor ise ameliyat ile alınması gerekir. Kan içerisinde yeterli olmayan tiroit hormonunun dıştan verilmesi gereklidir. Fakat bu tedavi dölütün gelişmesi esnasında meydana gelen bozukluğu düzeltememektedir. Rahatsızlığın fazla görüldüğü yerlerde düzenlice yapılan iyot tedavisi ile iyi neticeler ortaya çıkmaktadır.

    Hipotiroidzmin ana sebebi, tiroit bezinde meydana gelen yıkımdan dolayı tiroit hormonunun yeterli üretilememesidir. Buda tiroitin mühim bir kısmına hasar veren rahatsızlıkların ardından meydana gelebilir. Bu rahatsızlıklar tümör, frengi, verem ve de irin oluşmasına sebep olan enfeksiyon şeklindeki bakterilere bağlı tiroit iltihaplarıdır.

    Hipotiroidzmde her daim tiroit bezinde yıkımın olması gerekmemektedir. Bezdeki işlev durumlarında problem olmasa da, yeterli olarak uyarılmaması sebebi ile çalışmasında yavaşlama olur. Bu problemler tiroitten dolayı değildir, tiroitin çalışmasının düzenlenmesini sağlayan diğer organlardan dolayıdır. Mesela hipofizin tiroitin uyarılmasını sağlayan tirotropini yeterli salgılayamaması tiroit hormonunun üretiminde azalmaya sebep olur. Kaynağı hipotalamus tirotropini serbestleştiren hormon (TRF) fazla salgılanmaması da aynı sebebi doğurmaktadır.

    Zamanımızda tiroit hormonu ile kanda bulunan TSH seviyesi oldukça duyarlı şekilde ölçülmekte, bunun neticesinde de tanı doğru biçimde konulmaktadır. Tiroit bezi hipertiroidzmin tedavisi esnasında işlevini yeterli olarak gerçekleştiremiyecek hal alabilir. Böyle vaziyetlerde ameliyat ile tiroit bezinin alınması, verilecek radyoaktif iyot izotoplarının neticesinde fazla yıkım olması ve ya kullanılmakta olan ilaçlar ile etkinliğinin azalması neticesi ortaya çıkabilir. Meydana gelen hipotiroidizm kalıcı ve ya geçici olur.

    Hipertiroidizmde görüldüğü gibi hipotiroidizmi de tanıtan kimi dış görüntü ile davranışları bulunur. Rahatsız kişi genelde hızlı hareket edemez. Rahatsızlık ilerledikçe yürüyüşte ağırlaşma olur. Soğuğa karşı dayanıksızlık başlar. Hareketleri gibi düşünme yeteneğinde de yavaşlama olur. Olaylar arasındaki ilişkiyi kurmada zorluk olur. Genellikle tepkisizdirler. Ağır ve de burundan konuşma şekilleri vardır.

    Rahatsız kişi muayene olurken tenindeki sağlıksız görüntü dikkati hemen çekmektedir. Derisinin rengi soluktur, kurudur ve sert olur. Parmaklar ile tutup çekemezsiniz. Bu vaziyet tüm organlara yayılan miksödeminin deride açık olarak meydana çıkmış olan görüntüsüdür.

    Miksödem hücrelerin arasındaki boşlularda hiyaluronik asit le mukopolisakarit asidin birikmesi ile oluşmaktadır.
    Bunlar bağ dokularının yapılarında bulunmaktadır. Hipertiroidizm halinde üretiminde artış olur ve de ayrışma süreçleri yavaşlamış olur.

    Rahatsızlığa sebep olan problemler uzun süren araştırmaların neticesinde meydana çıkmıştır. TSH ‘ ın mukopolisakaritin üretimini de uyaran etkisi bulunur. Tiroitin fazla çalışmaması hipofizin TSH salgılamasında artışa sebep olur. Bu durumda mukopolisa- karitlerinin üretimini hızlandırır. Birde tiroit hormonunun yetmezliği gelişen bozukluğa da katkı sağlamaktadır. Bu hormon bedenin enerji ihtiyacını karşılamakta olan maddelerin ayrışmalarındaki süreci basitleştirir.

    Kanda seviyeleri az ise enerjiyi açığa çıkaracak olan süreçte yavaşlama olu.r bununla birlikte bağ doku mukopolisakaritlerin tüketimi yeterli olmaz. Enerji veren organik madde üretimini karşılamamakta olan yıkım sürecinde hücrelerin arasındaki boşluklarda sümüğe benzer birikim meydana gelip miksödeme sebep olur. Rahatsızlığın neticesidir bu birikim ve de fazla seviyede artarsa da zarar veren etkileri meydana çıkar.

    Hücrelerin aralarındaki boşluk içermekte olduğu kılcal damar ağı ile hücrenin beslenmesini ve de gereken oksijenin alınması açısından önemi çoktur. Sümüğe benzer maddenin birikmesi bu hayatsal etkinliğe mühim ölçülerde mani olur.
    Sonuç olarak tüm organların çalışma düzeninde bozulma olur. Hasar görmekte olan hayati organların ilk sırasında kalp bulunmaktadır. Kalbin kasılma gücünde azalma olur ve dolaşım için kanı az pompalar. Bunun neticesinde de hücrelere giden oksijenle, besleyici maddelerin azalmasına sebep olur. Birikmiş olan sümüğe benzer maddeler kılcal damara baskı yaparak yavaşlamış olan kan dolaşımıyla deri solgun, dudaklar mor, saçlarda dökülme ile tırnaklarda kırılmalar şeklindeki belirtiler kendini göstermektedir. El ile ayakta şişme, suratta yuvarlaklaşma, dilde büyüme, boynun altında kalınlaşma ve deride sertleşme olur.

    Hipotiroidizme bağlı tüm sebepler miksödem den kaynaklanmamaktadır. Tiroitin hormonu az salgılamasından dolayı hipofiz bezideki TSH üretimi artmaktadır. Bu da tiroitin fazla büyümesi ile guatrın oluşmasına sebep olmaktadır.
    Tenin soğuk ve de kuru oluşu kan basıncının düşük olmasına ve de kalbin atışının yavaşlamasına bağlı olur.
    Tiroit hormonunun uyarmakta olduğu sempatik sinirler bir sürü belirtiden sorumludurlar. Rahatsız kişinin ruhi hali, soğuk havaya karşılık dayanıksızlaşması ve de kandaki kolesterolün seviyesinin artması şeklindeki kimisi laboratuar incelemelerinin sonucunda meydana çıkan metabolizmadaki bozukluklar direkt olarak tiroit hormonunun az olmasından meydana gelir. Genellikle hormon eksikliği tüm metabolizmanın sürecini meydana getiren kimyasal tepkileri yavaşlatacak etki yapmaktadır.

    Tiroit işlevindeki durumun ortaya çıkması amacıyla kullanılmakta olan laboratuar araştırmalarıyla bazal metabolizma saptanır. Bu araştırmalar beden etkinliği en aşağıya indiğinde, açken ve de tamamiyle dinlenirken bedenin üretmekte olduğu ısıyı belirlemektedir. Bedenin üretmekte olduğu ısının miktarı hücrenin işlev haliyle direkt alakalıdır. Tiroit hormonu az olduğunda hücrelerin çalışmasında yavaşlama görülür. Bazal metabolizma hipotiroidizm de normalin altındaki değerlere iner. Tiroitin işlevini meydana çıkaran kati bir araştırmada kan serumunda proteinlere bağlı iyot düzeyinin saptanması ile elde edilmektedir.

    Yapılan bu inceleme ile dolaşımda bulunan tiroit hormonunun miktarları belirlenmektedir. Değerlerin normali 100 mi kanda 4-8 mikrogramdır. Hormonların yapımı için kullanılmakta olan iyot tiroitte de aranır. Tiroitteki iyotun seviyesi radyoaktif iyot izotopuna duyarlı olan tiroit sintigrafisi ile saptanmaktadır. Hipotiroidizmde sağlanan değer normal değerlerin altında kalmaktadır.

    Hipotiroidizm Tedavi

    Hipertiroidizm artık büyük oranda tedavisi mümkün bir rahatsızlıktır. Tedavisinin nasıl oacağının bilinemediği zamanlarda kalbin zayıflamasının neticesinde bu rahatsızlık ölüm ile sonuçlanabiliyordu. Bu risk şimdi kullanılmakta olan yapay iyotlandırılan protein, en etkili tiroit hormonu triiyodotironinin (T3) yapay olarak bileşimlenmesi ve de hayvanlardan sağlanan kuru tiroit özütü ile yok olmuştur. Bu sayede hipotiroidizm rahatsızlığı olan kişiler ileriki yaşlara kadar sağlıklı olarak hayatlarını sürdürmektedirler. Mühim olan ise tedavinin erken başlamasıdır. Tedavinin erken başlaması tiroit hormonunun eksikliğine oldukça duyarlı beyin başlangıçta olarak farklı organlarda da geri dönüşünün olmadığı problemlerin meydana gelmesine engel olur.

    Şiddetsiz seyretmekte olan hipotiroiidizm özelliklede bedende hormon ihtiyacının geçici biçimde arttığı vaziyetlere bağlı ise kendi, kendisine gerileme gösterebilir. Fakat hipotiroidizm tiroit hormonuna ihtiyacın çoğalmasına bağlı değil ise ve de gerekli tedavisi yapılmazsa git, gide şiddetlenen geri dönüşünün olmayacağı bozukluklara sebep olabilir. Tedavisinde kural fazla yüksek olmayan dozlar ile başlanmasıdır. Günde 25-50 mikrogram suni hormon (t4) verilmektedir. Ardından dozu en müsait seviyeyi bulana kadar arttırılır.

    Uygulamanın gereken dozu, elde edilmekte olan etkilerle değerlendirilir. Tiroit hormonunun metabolizmadaki etkisi yavaşça meydana çıktığı için gereken düzenlemenin yapılması için 15 gün süresince beklenmektedir. Geleneksel tedavinin amacı yan etkilerine mani olmaya ve de azaltmaya yöneliktir. Özelliklede yaşı ileri ve ya kalp rahatsızlığı bulunan insanlara önerilmektedir. Gençler ile ayrı bir rahatsızlığı bulunmayanlara gün içerisinde 50 ila 100 mikrogram şeklindeki dozda verilmektedir. Bu doz ile kana gereken tiroit hormonunun seviyesine yakın değerler sağlanır.

    En iyi hormon dozunun saptanması, rahatsız kişinin klinik belirtileri ile kandaki tiroit hormonunun seviyesine göredir. Özelliklede TSH seviyesi, uygulanacak olan dozun belirlenmesi için oldukça faydalıdır. Evvelden belirttiğimiz gibi hormon hipofizce üretilmektedir ve de tiroit hormonunun kanda bulunan düzeyinde azalma olunca daha da fazla salınıp tiroiti uyarmaktadır.

    Yükselen TSH seviyesi, eksikliğini gidermenin tedavisinin yeterli olmadığında, aksi bir vaziyetse verilmekte olan tiroit hormonu fazla geliyor demektir. Tiroid hormonu ihtiyacı ergen dönemde belirgin olarak artmaktadır fakat yaşlılarda ise git, gide azalmaktadır. Bundan dolayı doz ergen dönemde yüksek, yaşlılarda düşük tutulmalı. Yaşı ileri hastada ve de anjina pektoris şeklinde şikayeti olan kişilerde tedavisi için kalbin oksijen ihtiyacını azaltacak ilaçlar, mesela betaya mani olan (en çok bilinen ismi beta bloker, tam ismi beta adrenerjik alıcıyı engelleyen etken) eklemek uygun olur.

    Bu tipteki ilaçlar genellikle kalp kaslarının hücrelerinde ve de damarların düz kas lifinde var olan beta alıcılarının adrenalin ile uyarılmalarını engellemektedirler. Bu sayede metabolizma etkinliğinin hızlanmasını sağlayacak oksijenin gerekliliğini arttırmakta olan tiroit tedavisi yaşlılardaki daralan koroner damarlarının riskli olarak zorlanmasına mani olur. Tiroit ilaçları ile tedavi genelde hayat boyunca sürmektedir. Tiroit nadir olarak yetecek olan hormonu üretebilecek seviyeye ulaşmaktadır. Bu olasılıklar sadece şiddetsiz seyretmekte olan hipotiroidizm rahatsızlığı için söz konusu olur.

    4.8/5 (9 Reviews)

    Hipotiroidizm” için 2 yorum

    • 13 Nisan 2019 tarihinde, saat 19:10

      ben 10 yıldtr paraturoit hastasıyım 3 yıl önce ameliyat oldum bır tanesi çıktı dediler ama ameliyat sonrasında kalsiyum ve parot hormonu kanda yüksek seyrediyor kalsiyum 11.50 pth ıntakt 152.00 yeni çekilen sindigrafide yinebir tane göründü ameliyat diyorlar 14 sene öncede tiroitler alındı bu benim aynı yerden üçünçü ameliyat olacak çok korkar oldum acaba bu sefer son olurmu 4 bez olduğu söyleniyr hepsi birden hasta olabilirmi ben bundan tamamen kurtulabilirmiyim lütfen bana yardım edin

      Yanıtla
    • 04 Mart 2015 tarihinde, saat 12:13

      Ben 43 yaşındayım. 1 ay önce subakut tiroidit tedavisi gördüm. Sonra da TSHam 14 olduğu için benim endokrin doktorum …. verildi. İçmeye başladım ve 10 gün sonra kötü oldum çarpıntılar, vücutta iğne batmaları, kol ve bacakta uyuşmalar, mide bulantıları, enseden başa doğru sıcak ve karıncalaşmalar ve sırtta yanmalar oldu. Doktorum ilacımı düşürdü ve testler TSH 4.25 olduğunu gösterdi. 2mmkg içmeye başladım ama düzelme olmadı bende … hapını durdurdum. Şu anda 5 gün içmiyorum ve bu semptomlar durdu. Kadın doğum doktorum da premenopozda olduğumu söyledi (tahliler ve muayene yaptıktan sonra). Şu anda ne yapacağımı bilemedim. … hapına devam edeyim mi etmeyeyim mi?

      Yanıtla

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.