Canlıların Ortak Özellikleri

  • Siz de Sağlık Sorunlarınızı Yazın
  • Canlılar bakteriler, arkebakteriler, protistler, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar olmak üzere altı farklı alemde incelenirler. Aşağıda bu alemlerde yer alan canlıların tamamında ortak olan özellikler maddeler halinde verilmiştir.

    1. Hücresel Yapı

    Tüm canlılar yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük birim olan hücre veya hücrelerden meydana gelir. Canlılar hücre sayılarına ve yapılarına göre gruplandırılabilir. Bakteri, amip ve paramesyum gibi canlılar tek hücrelidir. Şapkalı mantar, ayçiçeği ve insan gibi canlılar ise çok hücrelidir. Hücreler yapısına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır. Prokaryot hücrelerde çekirdek ve zarla çevrili organeller bulunmaz. Bakteri ve arkebakteri âlemlerinde bulunan canlılar prokaryot hücre yapısına sahiptir. Ökaryot hücrelerde, yönetici molekül olan DNA çekirdek içinde bulunur. Bu hücrelerde mitokondri gibi zarlı organeller bulunur. Protista, mantar, bitki ve hayvanlar âleminde yer alan canlılar ökaryot hücre yapısındadır.

    canlilarin ortak ozellikleri

    2. Beslenme

    Tüm canlılar metabolik aktivitelerini devam ettirebilmek için besin maddelerine ihtiyaç duyar. Ototrof organizmalar inorganik maddeleri kullanarak kendi besinlerini üretebilen canlılardır. Örneğin bitkiler güneş ışığını kullanarak ihtiyaç duydukları organik besinleri sentezler. Mantar ve hayvan gibi canlılar ise kendi besinlerini üretemezler. Heterotrof olarak adlandırılan bu canlılar, besin ihtiyaçlarını diğer canlıları yiyerek karşılarlar.

    NOT: Tüm canlılar inorganik bileşenleri yaşadığı ortamdan hazır alır. Ototrof canlılar organik besin monomerlerini inorganik maddeleri kullanarak üretebilirken, heterotrof canlılar diğer canlılardan karşılarlar.

    3. Solunum ve ATP üretimi

    Tüm canlılar besin monomerlerini solunum reaksiyonları ile parçalayarak ihtiyaç duydukları ATP’yi sentezler. Hücreler oksijenli solunum ve fermantasyon gibi olaylar ile ATP üretirler. Besin monomerlerinin oksijen kullanılmadan parçalanarak ATP’nin sentezlenmesi fermantasyon reaksiyonları ile gerçekleşir. Besinlerin oksijen yardımıyla parçalanarak ATP’nin sentezlendiği reaksiyonlara oksijenli solunum adı verilir. Oksijenli solunumda besin monomerleri daha küçük bileşenlerine parçalandığı için enerji verimi fermantasyona göre oldukça yüksektir.

    4. Organizasyon

    Her canlı belirli bir organizasyona sahiptir. Tek hücreli canlılarda organizasyon, hücrenin farklı kısımlarının farklı görevleri üstlenmesiyle oluşur. Çok hücreli canlılarda ise atomlar molekülleri, moleküller makromolekülleri, makromoleküller organelleri, organeller hücreleri, hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemlerde organizmayı oluşturur.

    Canlı Organizasyonu

    5. Çevresel uyarılara tepki

    Tüm canlılar çevreden gelen uyarılara karşı tepki gösterirler. Canlıların gösterdiği tepki biçimlerinde farklılıklar görülür. Örneğin tatlı sularda yaşayan tek hücreli bir canlı olan öglena, fotosentez yapabilmek için ışığa hareket eder. Bitki köklerinin suya yönelmesi, gözbebeklerimizin parlak ışıkta küçülmesi çok hücreli canlıların gösterdiği tepkilerden bazılarıdır.

    6. Metabolizma

    Hücrede meydana gelen yapım ve yıkım tepkimelerinin tamamına metabolizma denir. Metabolizma ikiye ayrılır. a) Anabolizma (Özümleme): Basit moleküllerin birleştirilerek daha karmaşık moleküllerin sentezlenmesidir. Bu olaylar sırasında ATP harcanır. Fotosentez, protein sentezi ve glikojen sentezi gibi reaksiyonlar anabolik reaksiyonlardır.

    Anabolizma

    b) Katabolizma (Yadımlama): Kompleks moleküllerin daha basit moleküllere yıkılarak enerjinin sağlandığı olaylardır. Oksijenli solunum ve fermantasyon katabolik reaksiyonlardır.

    Katabolizma

    7. Hareket

    Sünger ve mercan gibi bazı canlılarda yer değiştirme görülmez. Diğer bütün canlılar hareket edebilir. Bir hücreli canlılarda hareket için özelleşmiş farklı yapılar vardır. Öglenada bulunan kamçı ile paramesyumda bulunan siller buna örnek olarak verilebilir. Çok hücreli canlılarda ise hareket için özelleşmiş organlar bulunur.

    8. Üreme

    Canlıların nesillerini devam ettirebilmek için yeni bireyler oluşturmasına üreme denir. Eşeysiz ve eşeyli üreme olmak üzere ikiye ayrılır. Eşeysiz üreme ile oluşan canlıların genetik yapıları ata canlı ile aynıdır. Bakterilerin bölünmesi, hidranın tomurcuklanması eşeysiz üreme örnekleridir. Eşeyli üreme ile oluşan canlıların genetik yapıları ise birbirlerinden ve ata canlıdan farklı olur. Böylece tür içi genetik çeşitlilik oluşur.

    9. Boşaltım

    Canlıların metabolik faaliyetler sonucunda oluşan atık maddeleri vücutlarından uzaklaştırmasına boşaltım denir. Tek hücreli canlılar boşaltım maddelerini hücre zarının üzerinden atarlar. Tatlı sularda yaşayan paramesyum ve öglena gibi canlılarda fazla su kontraktil kofulla atılır. Bitkilerde bulunan stoma (gözenek) ve lentisel (kovucuk) gibi yapılar farklı maddelerin atılımında görev alır. Hayvanlarda ise bu olay için özelleşmiş sistemler bulunur.

    10. Adaptasyon

    Bir canlının bulunduğu ortamda yaşama ve üreme şansını arttıran kalıtsal özelliklerin tümüne adaptasyon denir. Çöl gibi kurak bölgelerde yaşayan kaktüslerin iğne yapraklı olması, bukalemunun bulunduğu ortama göre renk değiştirmesi adaptasyon örnekleridir.

    11. Büyüme

    Tek hücreli canlılarda büyüme sitoplazmanın hacimce artması ile gerçekleşir. Çok hücreli canlılarda ise büyüme olayı hücre bölünmesi sonucu olur. Bitkilerde büyüme sınırsızken, hayvanlarda ise sınırlıdır.

    12. Homeostasi (İç Denge)

    Bir organizmanın kararlı bir iç çevre ve dengeye sahip olmasına homeostasi denir. Çevre şartlarının değişmesine rağmen, canlılar iç dengelerini sürekli olarak sabit tutmaya çalışır. Örneğin koşan bir bireyde, solunum sonucu açığa çıkan ısının fazlası terleme ile dış ortama atılır. Böylece vücut ısısının yükselmesi ve enzimlerin yapısının bozulması engellenmiş olur.

    13. Protein Sentezi

    Prokaryot ve ökaryot hücrelerin tamamında ribozom organeli bulunur. Bu nedenle tüm canlılarda protein sentezi gerçekleşir. Canlılar DNA’larındaki genetik bilgiye göre amino asitlerini birleştirip, kendilerine özgü yapıda olan protein moleküllerini üretirler.

    NOT: İnorganik maddelerin organik maddeye dönüşümü sadece ototrof canlılarda gerçekleşir. Kendine özgü organik madde üretimi (protein sentezi) ise bütün canlılarda ortak olarak gerçekleşir.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.